Sürekli Güçlü Olmak Zorunda Hissetmek: Sessiz Bir Yorgunluk...

 

Sürekli Güçlü Olmak Zorunda Hissetmek: Sessiz Bir Yorgunluk


Bazı insanlar vardır, hayat onları “güçlü” olarak etiketlemiştir.

Aile içinde güçlüdür.

İş yerinde güçlüdür.

Arkadaş grubunda güçlüdür.


Ve zamanla o kişi, güçlü olmak zorunda hisseder.


Ağlayamaz.

Şikâyet edemez.

“Ben de yoruldum” diyemez.


Çünkü herkes ona bakıyordur.

Herkes ondan çözüm bekliyordur.

Herkes onun ayakta kalacağına emindir.


Ama güçlü olmak, insan olmamak değildir.


Sürekli güçlü görünmek zorunda olmak, insanı içten içe yorar.

Çünkü insanın da kırıldığı günler olur.

Hayal kırıklığı yaşadığı anlar olur.

Kafasının karıştığı geceler olur.


Ve bu yorgunluk sessizdir.


Kimse fark etmez.

Çünkü dışarıdan hâlâ dimdik görünürsün.


Oysa iç dünyanda fırtınalar kopuyor olabilir.


Sürekli güçlü olmak zorunda hissetmek,

kişinin kendi duygularını bastırmasına neden olur.

Bastırılan her duygu ise birikir.

Biriken her duygu bir gün taşar.


Güçlü olmak güzeldir.

Ama insanın dinlenmeye de hakkı vardır.


Yorulmak zayıflık değildir.

Yardım istemek acizlik değildir.

Kırıldığını söylemek utanç değildir.


Bazen en büyük güç,

“Ben de insanım” diyebilmektir.