Yalnız Hissetmen Güçsüz Olduğun Anlamına Gelmez...

 

Kalabalıkların içinde yalnız hissetmek…

En zor duygulardan biridir.


Yanında insanlar vardır.

Konuşmalar olur.

Mesajlar gelir.


Ama içindeki boşluk dolmaz.


Ve çoğu zaman insan şunu düşünür:


“Demek ki zayıfım.”


Hayır.


Yalnız hissetmek güçsüzlük değildir.


Bazen yalnızlık, ruhunun sana bir şey anlatmaya çalıştığı andır.



Yalnızlık Bazen İç Sesinle Tanışmaktır


Gürültü varken insan kendini duyamaz.


Sürekli başkalarının fikirleri, beklentileri, yorumları…


Ama yalnız kaldığında, iç ses yükselmeye başlar.


Belki bazı gerçekleri fark edersin.

Belki bazı eksiklikleri.

Belki bazı ihtiyaçları.


Bu acıtır.


Ama aynı zamanda büyütür.



Güçsüzlük Sandığın Şey Hassasiyet Olabilir


Bazı insanlar daha derin hisseder.


Daha fazla düşünür.

Daha çok analiz eder.

Daha fazla empati yapar.


Bu onları zayıf yapmaz.


Bu onları daha bilinçli yapar.


Yalnız hissettiğinde belki de çevrendeki yüzeyselliği fark ediyorsundur.

Belki derin bir bağ arıyorsundur.


Bu kötü bir şey değil.


Bu, ruhunun kalite aradığı anlamına gelir.



Kendinle Bağ Kurmak


Yalnızlık bazen bir fırsattır.


Kendinle ilişki kurmak için.


Şunu dene:


Bugün yalnız hissettiğinde hemen kaçma.

Telefonu eline alma.

Birine yazma.


Bir dakika dur.


Şunu sor:


“Şu an gerçekten neye ihtiyacım var?”


Belki anlaşılmaya.

Belki dinlenmeye.

Belki sadece sarılmaya.


İhtiyacını fark etmek güçsüzlük değildir.


Bu farkındalıktır.



Yanında Biri Olarak Şunu Bilmeni İsterim


Yalnız hissettiğin anlar olacak.


Ama bu, tek başına olduğun anlamına gelmez.


Bazen insanlar fiziksel olarak yanındadır ama ruhsal olarak uzaktadır.

Bazen de fiziksel olarak uzaktadır ama seni gerçekten anlar.


Önemli olan, senin kendi içindeki bağdır.


Sen kendinle barıştıkça, yalnızlık korkutucu olmaktan çıkar.


Ve şunu fark edersin:


Yalnız hissetmek, güçsüz olmak değildir.

Bu sadece insan olmaktır.


Ve insan olmak zaten başlı başına güçlü bir şeydir.